Yine çok yorgunum ve şimdilerde çözmem gereken ciddi bir sorunum var. Kısa ismiyle buna depresyon diyebilir belki. Ancak kısaca ifade edilemeyecek karmaşık ve uzun bir hayatın, olayların, duyguların sonucudur bu.
Şimdi diyeceksiniz ki “Herkesin hayatı böyle zaten Yazar.” Evet, elbette herkesin hayatı kendi çapında kaos ve bu kaosun sonuçlarıyla doludur. Kimisi bundan en az benim kadar etkilenirken kimisi de hiç etkilenmez. Kimiyse o kadar çok etkilenir ki artık aramızda değildir.
İşte benim için sınır tam olarak burada başlıyor. İnsanın dayanma sınırı ölüme, bir başka deyişle intihara yaklaştıkça bu duruma müdahale etmek gerekir. Ben de “aramızda olmayanlar” dan olmak istemiyorum. Bu, bu hayatı çok sevdiğimden değil. Bu tamamen mücadele edebileceğimizi göstermekle ilgili.
Peki kime göstereceksin bunu yazar?
+Benim gibi bu hayatı yaşamakta çok zorlanan, diğerleri kadar normal olmayı dileyen ama ne kadar denese, uyum sağlasa da günün sonunda yine kendisi olduğunu ve toplumda yaşama mecburiyetinden dolayı başkalarının yanında onlar gibi davranmak zorunda kalmaktan yorulmuş, kimi zaman tiksinmiş insanlar için yazıyorum.
-Peki buna ne gerek var ki? Sonuçta herkes bir şekilde doğar, büyür, yaşar ve ölür. Başkalarının hayatı neden seni bu kadar çok ilgileniyorsun. Önemli olma çabandan dolayı mı?
+Kısmen evet, kısmen hayır. Bunun birden fazla sebebi var sayın okur.
Acı çekilmemiş bir hayatın kıymetsiz olduğu kanaatindeyim. Acı çekmek yetmez tüm acılara rağmen hayatta kalmak gerekir ki en başta insanın öncelikle kendi hayatı için bir kıymeti olmalı.
O insan değerli hissetmek ister. Bunda anormal bir şey yoktur. Nitekim insan beyninin asıl sorunu bu değeri yanlış yerlerde arıyor olmasıdır. İlk önce kendimiz için değerli bir kişiliğimizin olması gerekir. Kendimize saygı duyacağımız bir bir yaşam sürmeliyiz. Ben bu şekilde kendime saygı duyabileceğimi düşündüm. Bu bana değerli hissettiriyor.
Bacaklar burada zaman çoklu potansiyele sahip bir insan oldum. Birden fazla alana ilgim oldu. Psikoloji, resim, müzik, tiyatro, yazarlık ve şimdi aklıma gelmeyen belki 5–10 örnek daha. Ancak hayatım en çok yazarlığı yapmaya müsait. Diğer her şey içimde yarım kaldı. Bu kimi zaman hayat şartlarımla ilgiliydi kimi zamansa psikolojik durumumdan ötürü oldu. Yazarlıksa hayat şartlarımın ve psikolojimin en elverişli olduğu ortam oldu her zaman.
Belki de beni en çok tatmin edecek sebepse; benimkine benzeyen hayatlar yaşamış bir insanın benim yazılarımı okuyup, kendi hayatına yeni bir mücadele etme şekli katması olabilir. Bu geçmişte yardım edemediğim kendime yardım etmek gibi bir şey.
Evet bu benim için yeterli. Peki bugün sorunumuz ne?
+Hayatta hiçbir şey yolunda gitmiyor sayın okur. Ben bunları daha önce de yaşadım ve daha önce yeterince iyi mücadele edememiştim. Yine de o zamanki olaylardan çıktıktan sonra kendime bir çok ders çıkarabilmiştim. Sorun şu ki bu dersleri hatırlamakta zorlanıyorum ve kaldı ki hatırlasam bile bu hatırladıklarımı bugün ilk kez uygulayacak olduğum için benim için zor ve yepyeni bir tecrübe olacak. Sonuçta ilk kez deneyimlediğimiz şeylerin sonuçlarını pek kestiremeyeceğimizden bu kaygı verici bir durum.
-Nasıl sorunlar bunlar Yazar? Sana nasıl yardımcı olabiliriz?
+Çok teşekkür ederim sayın okur. Sen benim hem iç sesim hem de bazı okurlarımın sesi olarak doğru soruları sorarak beni yönlendiriyorsun. İnsan neyi neden ve ne zaman yaptığını, yapması gerektiğini ancak bu şekilde bulabilir ve bilebilir.
“Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.” — (Şems-i Tebrîzî, 7.Kuralı)
Biraz sorunlardan bahsedelim. Şimdi anlatacaklarımı sadece kendi hayatımın özelinde sorunlar gibi düşünmeyin değerli okurlarım. Bahsedeceğim şeyler benimle birlikte birçok kişinin de karşılaştığı ve mücadele ettiği sorunlar arasında. Şu an, şimdi aklımdaki ilk sıkıntılar hep işim ile alakalı. Ben zamanında çok iyi isim yapmış, hala insanların aklında yeri olan ama marka imajı oldukça bozulmuş, bu imajı düzeltmeye çalışırken ayakta kalmaya çalışan bir firmada markadan farklı yeni isimle yeni ürünler satan biriyim. Yakın zamanda küçülme nedeniyle neredeyse işten çıkarılıyordum ancak işimi iyi yaptığımı ve beni sevdiklerinden hatta belki de acıdıklarından dolayı, benim için büyük patronun karşısında durdular. Bunun neticesinde ekstra dikkatli olmamı, hata yapmamam gerektiğini ve işime daha çok sarılmam gerektiği konusunda net konuştular. Bu insanların sözlerini ve duruşlarını sarsmak istemiyorum. Ayrıca işlerimi daima hakkıyla yapmak için elimden geleni yapan biriyim bu benim için ahlaki bir mesele. Ancak bu olayın sonrasında bile bir sürü problem çıktı. Sattığım gıda malzemeleri bozuldu ve sattığımızdan çoğunu imha etmek zorunda kaldık. Bunun sebebi satışlar arttığı bir dönem ürünleri sipariş etmiştim ama sonrasındaki 2 aylık sürede satışlar dibe çakılmıştı. Sonrasında internet satışı yaptığımız platformlarda ve entegratörlerimizde mali sorunlara ve satışlarımıza yansıyacak fatura sorunları çıktı. Böyle bir sorunla ilk kez karşılaşmaktayım. 5 yıldır bu mesleği yapıyorum. Çözmek için elimden geleni yapsam da henüz bir yanıt bulamadım. Yetmiyormuş gibi bir müşterimiz bozuk malı kendisine sattığımızı iddia ediyor. Malı hazırlayan benim ve hazırlık sürecinde bunun olması imkansız. Ben bundan eminim ama dedim ya bozulan ve imha ettiğimiz başka mallarımız da vardı. Doğal olarak burada benim hata yaptığımın düşünülmesi işten bile değil. Ürünleri yeterince iyi koruyamamak tamamen benim hatam olmasa da bu konuda daha ön görülü olmam gerekirdi. Sorumlu ve mahçup hissederken müşterimizden böyle bir dönüş gelmesi gerçekten çok kötü oldu. Burada da olayın aslı şöyle müşteri ürünü 12 gün önce almış, eline ulaşmış ancak öylece durmuş, açınca bunu görmüş. Paketleme konusunda problemlerimiz var ve yeni çözüyoruz bu meseleyi. Ürün kuru malzeme olduğundan hemen bozulmaz. Her ne kadar pelur kağıt vb. paketleme araçları kullansak da bunlar ürünün hava temasını kesmediği için bu durumun yaşanmış olması yüksek bir ihtimal. Ancak gel de bunu anlat. Ayrıca insanların gözünde sürekli kendini savunmaya çalışan bir adam gibi görünmek gerçekten sizi dinlemelerini engeller. Size duydukları saygıyı, sevgiyi ve sizi anlama çabalarının azalmasına neden olur.
Gördüğünüz gibi buradaki stres çok büyük ve işler kontrolümden git gide çıkıyor. Ne olacağını kestiremiyorum.
Peki nasıl mücadele ettiğime gelecek olursak. Sürekli kafamı dağıtmaya çalışıyorum. Bunun için aslında bir hobim olan video oyunlarını kaçış ve kafa dağıtma mekanizması olarak kullanmaya çalışıyorum. Tabii ki niyet her şeyi değiştiriyor. Sorunlardan kaçmak sorunları çözmez. Çözüm bulana kadar idare etmek derdim. İyi yatırımlar yapmaya çalışarak hayatımın farklı bir noktasında başarı gösterip kendimi iyi hissetmek isterdim ama yaptığım yatırım kötüydü ve toplam paramın yarısını da kaybettim. Aslında küçük bir miktardı ama benim için büyüktü… Buna karşın eşimle iyi vakit geçirmek bir seçenek olabilirdi ama sorunlar da benimle birlikte nereye gitsem geliyor. Hissettiğim bu kaygı ve tükenmişlik isteksiz bir adama dönüşmeme sebep oluyor. Gezmekten keyif alamıyorum, beraber tavla oynayalım diyorum, kaybedince haddinden çok çok daha fazla sinir krizine girecek kadar öfkeleniyorum. Birlikte temizlik yapıyoruz, kafamın içinde başka sorunlarla mücadele ettiğimden temizlik yaparken de gerginim. Normalde hiç kafama takmayacağım şeyleri kafama takıyorum. İnsanlıktan uzaklaşarak beynimi sakinleştirmek ve kendimi onarabilmek, dinlenebilmek için zaman kolluyorum. Bu durumun benimle vakit geçirmek isteyen eşime nasıl hissettirdiğini benzer durumdaki eşler anlayacaktır. Merak etmeyin hanımlar ben de anlıyorum. Durumumun gayet farkındayım ve bunu çözmeye çalışmamın en büyük sebeplerinden biri bu. Eşim sağ olsun beni çok iyi idare ediyor. Ama ona karşı haklı sitemlerim olduğu kadar ona haksızlık yaptığım durumlar oluyor.
Bilmeni isterim ki sevgili karıcığım bu konuda gerçekten çok üzgünüm. Bence hiç kimse böyle muamele edilmeyi hak etmez. Özellikle de sen. Biliyorum bana yardımcı olmak için elinden geleni yapsan da işe yaramadığını hissediyorsun. Merak etme iyi olacağım yeniden. Böyle zamanlar olur. Her insan sıkıntılı dönemlerden geçer. Maalesef bunları çözmek için herkesten uzaklaşmak benim bulabildiğim ve işe yarayan tek yöntem.
Kesinlikle herkesten uzaklaşmak en mantıklı harekettir arkadaşlar. Bunun ne kadar bir bedeli olsa da içinizde neler yaşadığınızı daha kendiniz bilemezken kimseye yardımcı olamazsınız. O yüzden kendinize steril bir ortam sağlamalı ve düşünmeye başlamalısınız. Böylece hatalarınızı ve eksiklerinizi görebilir, olaylara yeni bakış açıları edinerek çözümler bulabilirsiniz.
Benim şu an bu iş meselesinde bulabildiğim en iyi çözüm üstlerimle durumumu ve yaşadıklarımızı konuşmak. Bu konularda elimden geleni yaptığım ama işlerin kontrolüm dışında geliştiğini anlatmak olduğu düşüncesindeyim. Çünkü bu tek başıma çözebileceğim bir mesele değil. Tek çözüm, iletişim kurmak. Belki bu durum benim yeterince profesyonel olamadığım sonucuna vardırabilir insanları ama ben bu şekilde düşünmüyorum. Çözüm odaklı olmak ve çözüm için gerekeni yapmaktır bu.
İş yerindeki benim kontrolüm dışında gelişen meseleler bunlar evet. Ancak iş yerinde zaman zaman profesyonelliğimi kaybettiğim anlar oluyor. Tahammül seviyem çok hızlı düşebiliyor ve bu ne benim için ne de için iyi. Görüyorsun sevgili okur. Aslında sizlerden farklı sorunlar yaşadığımı söyleyemem. Eğer siz de kendinize müdahale etmezseniz hayatınızın alt üst olması sadece bir an meselesidir.
Burada erkek okurlarımın çok daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü bu gibi şeyleri yaşadıklarından eminim. Eğer kendinize mukayyit olmazsanız kısa zamanda işinizi kaybedebilir, evliliğinizi alt üst edebilirsiniz. Dünyada bu çok yaygın bir meseledir.
Zar zor düzene soktuğunuz bu hayat, size soksun istemiyorsanız ne yaşadığınızı ve ne yaşattığınızı görmeniz ve sorunları bir şekilde çözmeniz gerekiyor!
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!