Seksen dokuz baharında
İstanbul’a gelmiş Behçet Aga
Elinde bir palaz bavul
Mavi tulum sırtında
Cepte biraz Türk parası
Kalan paranın hepsi Leva
Mis kokuyor ekmekler tostçunun tezgahında
Karnı da nasıl aç Agamın öğlen sıcağında
Yaklaşıyor tostçuya
Bir yarım da bana diyecek ama
Tostun Bulgarcası kalmış aklında
Bir oraya bükeliyor bir buraya
Göz göze geliyorlar o anda
Saldı kendini bizim Aga
Açılıverdi tostçuya
“Ey Adaş, kaça kıstıreysın ba!”
Haluk Ecevit 04.06.2025
Henuz yorum yok. Ilk yorumu siz yapin!